Siyah Beyaz 8 Eylül 1995
Attila Aşut

Şimdi de Cenan Bıçakçı

...Gün geçmiyor ki bir sevgili dostumun ölüm haberiyle sarsılmayayım. Şimdi de Cenan Bıçakçı...

Cenan şeker hastasıydı. Ama sağlığına hiç dikkat etmiyordu. “68'liler Vakfı Ankara Şubesi”nin açılışında, sağlık denetimi için kendisini uyaran eşim Dr. Özen'e “Söz veriyorum yakında muayeneye geleceğim” demişti. Ama sözünde duramadı. Siyasal etkinliklerden başını kaldırıp kendisine zaman ayırmayı neredeyse “ayıp” sayanlardandı...

Onu, 1960'larda TİP'in Adana il başkanı olarak tanıdım. Çalışkan, özverili bir örgütçüydü. Aynı dönemlerde, birlikte Genel Yönetim Kurulu'nda çalıştık. Mehmet Ali Aybar'a çok bağlıydı. 1070'lerde parti içinde baş gösteren ayrılıkta, hiç duraksamadan Aybar'ın yanında yer aldı. Daha sonra Sosyalist Devrim Partisi'nin kuruluşuna katıldı ve Aybar'dan sonra bu partinin Genel Başkanlığı görevini yürüttü. SDP deneyimi başarılı olamamıştı. Aybar'ın ölümünden kısa bir süre önce partinin feshine karar verildi. Ancak Cenan Bıçakçı, sosyalizm savaşımından uzak duracak adam değildi. Onu son günlerde “Geleceği Birlikte Kuralım” adıyla yürütülen “kitlesel sol parti” çalışmaları içinde görüyorduk.

Cenan Bıçakçı emekçi kökenli bir insandı ve her zaman emekçi onuruna yakışır bir yaşam sürdü. Geçimini sağlamak için yapmadığı iş kalmadı. Son yıllarda Ankara'da galericilikle (resim) uğraşıyordu.

Ancak “sendikacılık” ve “particilik” Cenan Bıçakçı'nın birinci ve en önemli işi olmuştur. Onlardan son nefesine değin kopmamıştır. Sosyalizm onun için ahlak ve yaşam biçimi olma özelliğini hiç yitirmemiştir.

Bugün onu da sevgi ve özlemle toprağa veriyoruz....